Nükleer Enerji Nedir? Türkiye’nin Nükleer Enerji Serüveni

Türkiye’nin 1955 yılında başlayan nükleer enerji serüveni nihayet somut adım atılarak büyük bir gelişme yaşadı. Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak olan Akkuyu Nükleer Santrali’nin temeli Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’in katıldığı törenle atıldı. Enerjide dışa bağımlılığı bir nebze azaltacak bu nükleer santral gerek bilimsel çalışmalar gerekse politik güç anlamında önemli katkılara sahip olacak. Bu makalemizde Nükleer Enerjiyi kapsamlı bir şekilde ele alacak, diğer ülkeler ile kıyaslamasını yapacak, Türkiye için önemine değineceğiz.

Nükleer Enerji Nedir?

Nükleer enerji, bir atomun çekirdeğindeki enerjidir. Atomlar, moleküllerdeki gazları, sıvıları ve katıları oluşturan küçük parçacıklardır. Atomların kendileri protonlar, nötronlar ve elektronlar olarak adlandırılan üç parçadan oluşur. Bir atom, elektronlarla çevrelenmiş proton ve nötronları içeren bir çekirdeğe sahiptir. Protonlar pozitif elektrik yükü taşır ve elektronlar negatif elektrik yükü taşır. Nötronların elektriksel bir yükü yoktur. Çekirdeği bir arada tutan bağlarda muazzam bir enerji var. Bu nükleer enerji, bu bağlar kırıldığında serbest bırakılabilir. Tahviller nükleer fizyon yoluyla kırılabilir ve bu enerji elektrik üretmek için kullanılabilir.

Nükleer fizyonda, atomlar birbirinden ayrılır, bu da enerjiyi serbest bırakır. Tüm nükleer santraller nükleer fizyon kullanır ve nükleer santrallerin çoğunda uranyum atomları kullanılır. Nükleer fizyon sırasında, bir nötron bir uranyum atomu ile çarpışır ve onu böler ve ısı ve radyasyon şeklinde çok miktarda enerjiyi açığa çıkarır. Bir uranyum atomu bölündüğünde daha fazla nötron da açığa çıkar. Bu nötronlar diğer uranyum atomlarını çarpışmaya devam eder ve süreç tekrar tekrar devam eder. Bu sürece nükleer zincir reaksiyonu denir. Bu reaksiyon, istenilen miktarda ısı üretmek için nükleer santral reaktörlerinde kontrol edilir.

Nükleer Enerji Santralinin Çalışma Prensibi

Nükleer enerji santralinin çalışma prensibi kısaca şu şekildedir: Nükleer güç santrallerinde elde edilen buharın ısıl enerjisinin türbinlerde mekanik enerjiye, elde edilen mekanik enerjinin de jeneratörlerde elektrik enerjisine çevrilmesinden ibarettir.

Dünya Ülkelerinin Sahip Olduğu Nükleer Enerji Santralleri

Türkiye’de nükleer enerji karşıtlarının temel argümanı; batılı ülkelerin nükleer enerjiden vazgeçtikleri, var olan santralleri birer birer kapattıkları yönündedir. Aşağıdaki tabloya göz atarak bu konu hakkında bir kanıya varabilirsiniz.  Türkiye’nin 5/1 kadar olan ülkelerin bile nükleer enerji santralinin olması bizim nükleer enerji arenasında ne kadar geri kaldığımızın delili niteliğindedir.

ABD’de 99 nükleer reaktör isletmede bulunmaktadir. 2017 yilinda elektrik üretiminin %20’si nükleer santrallerden karsilamistir. 2 Nükleer reaktör insa halindedir
Rusya’da 36 nükleer reaktör isletme halindedir. Rusya elektrik üretiminin yaklaşık %17’sini nükleer santrallerden karşılamakta olup 6 nükleer reaktör inşa halindedir . Rusya, ilk yüzen nükleer santral, ticari isletmesi olan yeni nesil ilk hızlı nötron reaktörü (BN-800 ve BN-1200) gibi öncü çalışmalar yapmaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde 39 nükleer reaktör isletme ; 18 nükleer reaktör de inşaat halindedir. Çin elektrik üretiminin %3.5’ini nükleer enerjiden karşılamaktadır. Çin nükleer santralleri yerlileştirme noktasında önemli adımlar atmış olup, şuanda kendi nükleer santral tasarımına sahip olmakla kalmayıp uluslararası piyasaya kendi tasarımı reaktörleri pazarlamaktadır.

Birleşik Krallıkta 15 nükleer reaktör isletme halindedir ve üretilen elektriğin %20’si nükleer santrallerden karşılanmaktadır. Birleşik Krallık 2006’da yayımladığı politika belgesiyle toplam 16 GW’lik yeni nükleer santral yapmayı planlamaktadır.

Fransa’da 58 nükleer reaktör isletme halindedir. Elektrik üretiminin %72’si nükleer santrallerden karşılanmaktadır 1 nükleer reaktör de inşaat halindedir.

Elektrik İhracatı Yapan Ülkelerde İşletme ve İnşa Halindeki Nükleer Santral Sayıları

Türkiye’nin Nükleer Enerji Serüveni

Türkiye’de Nükleer Enerjinin Tarihçesi

-1955: Türkiye ve ABD arasinda bir ikili isbirligi anlasmasi imzalanmistir.

-1956: Basbakanliga bagli bir “Atom Enerjisi Komisyonu” kurulmustur.

-1957: Türkiye, Birlesmis Milletlerin bir kurulusu olan Uluslararasi Atom Enerjisi Ajansi (UAEA)’nin üyesi olmustur.

-1962: Çekmece Nükleer Arastirma ve Egitim Merkezince 1 MW gücünde TR-1 adinda “Havuz” tipi bir deney reaktörü isletmeye alinmistir.

-1970: Elektrik sektörü yeniden düzenlenerek Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmus ve o zamana kadar EIE ve Etibank tarafindan yürütülen isler tek elde toplanmistir.

-1972: TEK’e bagli olarak kurulan Nükleer Enerji Dairesi çalismaya baslamistir.

-1976: Basbakanlik Atom Enerjisi Komisyonu tarafindan Akkuyu Sahasi için “yer lisansi” verilmistir.

-1976: 3 Isviçre ve 1 Fransiz firmasindan olusan bir müsavir-mühendislik konsorsiyumu ile isbirligi halinde proje ve ihale sartnameleri hazirlanmistir.

-1980: Türkiye, Nükleer Silahlarin Yayilmasinin Önlenmesi Anlasmasi olan NPT’yi onaylayarak nükleer silah imal etmeyecegini ve bunlarin yayilmasina da araci olmayacagini taahhüt etmistir.

-1981: Uluslararasi Atom Enerjisi Ajansi ile Güvence (Safeguards) anlasmasi, yani Türkiye’deki nükleer santrallerin barisçil anlasmalara yönelik isletilip isletilmedigini tespit etmek üzere Uluslararasi Atom Enerjisi Ajansi uzmanlarinin kontrolünü kabul eden anlasma imzalanmistir.

-1982: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) kurulmustur ve lisanslama otoritesi olarak görevlendirilmistir.

-1983: tarihinde yayinlanan bir kanun hükmünde kararname ile “Nükleer Elektrik Santralleri Kurumu, NELSAK’in kurulmasi karara baglanmistir. Bununla beraber, yeni seçilen hükümet söz konusu kararnameyi yürürlüge koymamis ve NELSAK’in kurulusu gerçeklesmemistir.

-1984: Türkiye OECD Nükleer Enerji Ajansi (NEA)’na üye olmustur.

-1986: Çernobil nükleer santral kazasinin yarattigi olumsuz ortam dolayisiyla Türkiye’de nükleer santrallerle ilgili çalismalar askiya alinmistir.

-1988: TEK Nükleer Santraller Dairesi Baskanligi kapatilmis ve altindaki tecrübeli ve egitimli personel kadrosunun bir bölümü TEK içinde dagitilmis, önemli bir kismi da TEK’den ayrilmistir.

-1993: Akkuyu Nükleer Santrali Projesi Resmi Gazete’de yayinlanarak tekrar yatirim programina alinmistir.

-1994: Nükleer güç santrali ile ilgili olarak, dünyadaki güncel durumu degerlendirmek, Türkiye için öneride bulunmak ve teknik sartnameleri güncellestirmek ve hazirlamak üzere bir danisman firma seçimi için teklif istenmistir.

-1995: Ihale öncesi çalismalari gerçeklestirmek için G.Kore’nin KAERI ve Türkiye’nin GAMB firmalari ile bir sözlesme imzalanmistir.

-1996: Akkuyu Nükleer Santrali için uluslararasi ihaleye çikilmistir.

-1997: Ihale tekliflerin degerlendirilmesi ve sözlesme görüsmeleri müsavirlik hizmetleri için davet usulü ile uluslararasi ihaleye çikilmistir.

-1997: Tarihinde Akkuyu Nükleer Santrali için, 3 konsorsiyumdan teklif alinmistir:

-2000: Bu ihale de, çesitli sebeplerden dolayi kararin açiklanmasi 8 kez ertelendikten sonra, Bakanlar Kurulu Karari ile iptal edilmis ve ikinci defa kurulmus olan TEAS Nükleer Santrallar Dairesi Baskanligi tekrar kapatilmistir.

-2002: Basbakanliga bagli lisanslama otoritesi olarak görev yapmakta olan “Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)”, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligina baglanmistir.

-2004: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanligi ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), insasina

-2007 yilinda baslanacak ve ilk ünite 2012 yilinda devreye girecek sekilde toplam 5000 MWe’lik üç nükleer reaktör yapilacagini açiklamistir.

-2004: TAEK; Sinop’ta birçok tesisten olusan bir Nükleer Teknoloji Merkezi’nin (SNTM) kurulmasina yönelik çalismalari baslattigini açiklamistir.

-2005: Ankara Nükleer Arastirma ve Egitim Merkezi (ANAEM) ve Ankara Nükleer Tarim ve Arastirma Merkezi (ANTAM) birlestirilerek Sarayköy Nükleer Arastirma ve Egitim Merkezi (SANAEM) seklinde adlandirilmistir.

-2005: TAEK tarafindan saha belirleme çalismalarinin yapilmakta oldugu açiklanmistir.

-2006: TAEK, nükleer santralin nereye yapilacagi konusunda Türkiye genelinde detayli teknik incelemelerde bulundugunu, 43 kriteri dikkate alarak, santral kurulus yeri olarak 8 yer belirlendigini açiklamistir.

-2006: Nisan ayinda, Türkiye’nin ilk nükleer santrali sahasi olarak Sinop’un seçildigi açiklanmistir.

-2007: Bilim Teknoloji Yüksek Kurulunun karari ile TAEK tarafindan Ulusal Nükleer Teknoloji Gelistirme Programi (2007-2015) baslatilmistir.

-2007: Nükleer Güç Santrallerinin Kurulmasi ve Isletilmesi ile Enerji Satisina Iliskin Kanun Tasarisi” mecliste kabul edilerek yasalasmistir. 20 Kasim 2007 tarihinde Resmi Gazetede yayimlanarak yürürlüge girmistir.

-2008: Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.S. (TETAS) Genel Müdürlügü, Mersin Akkuyu’da kurulacak nükleer güç santrali için “yarisma” adini verdigi bir elektrik satin alma ihalesine çikti. 24 Eylül 2008 tarihinde yapilan “yarismada” sadece Atomstroyexport-Inter Rao-Park Teknik grubu Rus tipi VVER tasarimi ile teklif vermistir.

-2009: Danistay Nükleer Güç Santrallerinin Kurulmasina yönelik yasanin ‘yer tahsisi’ ve ‘birim satis fiyati’ konularini kapsayan iki maddenin daha yürütmesini durdurmustur.

-2009: Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.S. (TETAS), 24 Eylül 2008 tarihinde gerçeklestirilen yarismayi iptal ettigini açiklamistir.

-2010: Rusya ve Türkiye “Türkiye’de Nükleer Santral Tesisi Konusunda Isbirligi Ortak Beyannamesi” basliginda bir anlasmaya imza atmistir.

-2010: 12 Mayis’ta Türkiye ile Rusya hükümetleri arasinda “Akkuyu Sahasinda Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve Isletimine Dair Isbirligi Anlasmasi” imzalanmistir.

-2010: 15 Temmuz tarihinde Türkiye ile Rusya arasinda Akkuyu’da nükleer güç santralinin tesisi ve isletiminde isbirligine dair imzalanan anlasma TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 20 Temmuz 2010 tarihinde Cumhurbaskani Abdullah Gül, tarafindan onayladi.

-2013: 3 Mayis tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti ile Japonya Hükumeti arasinda Sinop’ta NGS tesisine ve isletimine dair anlasma imzalanmistir. Bu anlasmaya istinaden 1120 MW gücünde 4 reaktör (toplam 4480 MW) kurulacaktir.

Türkiye’de Nükleer Santraller Neden Gereklidir?

Ülkemiz, son on iki yıl içerisinde milli geliri dört kat, kisi başına milli geliri ise üç kat artarak dünyanın en büyük 17. ekonomisi olmuştur. Diğer yandan, nüfus artış hızımız da devam etmektedir. Cumhuriyetimizin 100. yılında Ülkemiz, 2 trilyon ABD doları milli gelirle dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmeyi ve kişi başına düşen milli gelirimizi 25.000 ABD dolara, ihracatımızı 500 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Ancak unutulmamalıdır ki büyüyen ekonomiler beraberinde enerji talebini ve özellikle elektrik tüketim talep artışını da beraberinde getirmektedir. Ülkemizde elektrik tüketim talebimiz ortalama olarak ekonomimizin büyüme hızından daha fazla gerçekleşmiştir. Elektrik tüketim talep artışında ülkemiz, dünyada Çin’den sonra ikinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer almaktadır.

Ülkemiz, 2023 yılına kadar iki nükleer santrali isletmeye almayı üçüncüsünün de inşaatına başlamayı ve böylece nükleer santral seçeneğini enerji üretim portföyümüze dahil etmeyi planlamaktadır. Böylece neredeyse tamamı ithal edilen doğal gazın yerine nükleer santralleri elektrik enerjisi üretiminde kullanarak enerjide dışa bağımlılığı ve fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmayı, enerji kaynak çeşitliliğini artırmayı ve sonuç olarak enerji arz güvenliğini sağlamayı hedeflemektedir. Bu bağlamda ülkemiz, üç nükleer santralle birlikte elektrik kurulu gücünün en az %10’unu karsılayacaktır.

Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde ve hatta petrol ve doğal gaz zengini ülkelerde dahi nükleer santraller bulunurken, yarım asır önce 1957 yılında Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına üye olan Ülkemiz, Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında Akkuyu sahasında bir nükleer güç santralinin tesisine ve işletimine dair işbirliğine ilişkin anlaşmayı onaylayarak ilk kez nükleer santral projesini uygulamaya koymuştur. Diğer yandan Sinop’ta Nükleer Güç Santrali kurulması ve işletilmesi için 3 Mayıs 2013 tarihinde Japonya ile devletler arası anlaşma imzalamış 2015 yılında meclis onayından geçmiştir.

 

Yararlanılan Kaynaklar: Nükleer Akademi | Natiaonal Geopraphic

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.