Yapay Zekâ ve Teknolojik Tekillik

Teknoloji günden güne gelişiyor özellikle 2000’li yıllar teknolojinin büyük bir ivme kazandığı dönemdir. 2000’li yıllardan bugüne özellikle bilgisayar teknolojisinde önemli gelişmeler olmuştur. İlk zamanlar odalara sığmayan bilgisayarlar artık cebimize sığacak boyutlara ulaşmıştır. Bu gelişmeler sadece bilgisayar ile sınırlı kalmamış endüstride ve araba sanayiinde de önemli gelişmeler olmuştur. İnsan gücünün yerini robotlar almaya başlamış. Yapay zekâya sahip sürücüsüz otomobiller üretilmeye başlanmıştır. Büyük devletlerin endüstride devrim yapacak Endüstri 4.0 çalışmaları hız kazanmış ve yapay zekâya sahip robot çalışmaları da son yıllarda büyük artış göstermiştir.

Yapay Zekâ Nedir?

Yapay zekâ, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti. İngilizce artificial intelligence kavramının kısaltması olan AI sözcüğü de bilişimde sıklıkla kullanılır. Yapay zekâ çalışmaları genellikle insanın düşünme yöntemlerini analiz ederek bunların benzeri yapay yönergeleri geliştirmeye yöneliktir.

Bir bakış açısına göre, programlanmış bir bilgisayarın düşünme girişimi gibi görünse de bu tanımlar günümüzde hızla değişmekte, öğrenebilen ve gelecekte insan zekâsından bağımsız gelişebilecek bir yapay zekâ kavramına doğru yeni yönelimler oluşmaktadır. Bu yönelim, insanın evreni ve doğayı anlama çabasında kendisine yardımcı olabilecek belki de kendisinden daha zeki, insan ötesi varlıklar meydana getirme düşünün bir ürünüdür. Bu düş, 1920’li yıllarda yazılan ve sonraları Isaac Asimov’u etkileyen modern bilim kurgu edebiyatının öncü yazarlarından Karel Čapek’in eserlerinde dışa vurmuştur. Karel Čapek, R.U.R adlı tiyatro oyununda yapay zekâya sahip robotlar ile insanlığın ortak toplumsal sorunlarını ele alarak 1920 yılında yapay zekânın insan aklından bağımsız gelişebileceğini öngörmüştü.

Karel Čapek’in eserlerinde vurguladığı bu durum Tekillik veya Singularity olarak tanımlanır.

Tekillik – Singularity Nedir?

Genel bir ifadeyle “tekillik”, büyük bir değişimden kaynaklanan öngörülemeyen gelecek anlamına gelir Günümüzde “tekillik” terimi, daha çok “teknolojik tekillik” yerine kullanılır.

Teknolojik Tekillik Nedir?

Gelecekte yapay zekânın insan zekâsının ötesine geçerek, medeniyeti ve insan doğasını radikal bir biçimde değiştireceğine inanılan hipotezsel nokta. Böyle bir zekâ, insanlığın tasavvur edebileceğinden daha üstün kabiliyetli olacağından, insanlığın geleceğini öngörülemez bir hale getireceği düşünülmektedir.

Teknolojik tekillik kavramı, matematikçi ve bilim kurgu yazarı olan Vernor Vinge tarafından, modern fizikte bir kara deliğin olay ufkunun ötesinde zaman uzay tekilliğindeki öngörünün kırılışına benzetilerek, süper zekânın ortaya çıkışından sonraki durumun öngörülemez oluşunu tanımlamak için kullanılmıştır.

 Tekillik Nasıl Olacak?

Çeyrek yüzyıl içinde, biyolojik olmayan zekâ insan zekâsının inceliğini anlayacaktır. Daha sonra, bilgi tabanlı teknolojilerin hızla artması ve makinelerin bilgiyi anında paylaşabilme yeteneği nedeniyle geçmesini sağlayacaktır. Akıllı nano robotlar, vücudumuza, beyinlerimize ve çevremize derinlemesine entegre olacak ve kirliliği, yoksulluğu yenerek geniş kapsamlı uzun ömürlülük, tüm duyuları Matrix gibi  entegre eden tam dalgın sanal gerçeklik sistemi olacaktır. Sonuç olarak, teknoloji yaratan türler ile ortaya çıkardığı teknolojik evrimsel süreç arasındaki samimi bir birleşme ortaya çıkacaktır. Aslında bu tam olarak tekillik değildir, bir öncüdür. Biyolojik olmayan zekâ kendi tasarımına erişecek ve gittikçe artan bir şekilde yeniden tasarım döngüsünde kendisini geliştirebilecek. Teknik ilerlemenin o kadar hızlı olacağı, kuşkusuz insan zekâsının onu takip edemeyeceği bir noktaya geleceğiz.

Buna neden Tekillik deniyor?

Tekillik” terimi, tıpkı kara deliğin olay ufkunun ötesini görmenin zorluğu gibi, Teknolojik Tekillik’in olay ufkunun ötesini görmek de zor. Sınırlı biyolojik beyinlerimizle, gelecekteki insanlığın, zekâsını ve yapabileceklerini nasıl hayal edebiliriz? Yine de, kara deliklerin doğası hakkında kavramsal düşüncelerimiz yoluyla asla sonuçta bulunamayacağımız gibi, içine hiç girmemiş de olsak, bugünkü düşüncemiz Tekillik’in etkilerini anlamaya yetecek kadar güçlüdür.

Yeni İnsan Çağı

Tekillik sonrası ortaya çıkabileceği düşünülen insan-makine karışımı “Trans Human Çağı” Makinenin hızını ve zekâsını insan zihnine entegre edilmesi gibi tekil sonrası gelişmelerin ortaya çıkması beklenmektedir. Futüristler, bu tür ileri teknolojilerin beyin yapısını değiştirerek veya zihinlerini bu yapay zekâların çalışacağı donanıma “taşımak” yoluyla kendi zihnimizin işlem gücünü ve erişilebilir bellek sınırlarını iyileştirmemizi sağlayacağına inanıyorlar. Böylelikle daha keskin ve hızlı bir zekâya sahip duyu organları ve fiziksel yapısı güçlü yeni insanların oluşturulacağını düşünüyorlar.

Tekillik Ne Zaman?

‘de insan beyni kadar güçlü görürüz. Kurzweil’in, beyni ters mühendislik yapacağımızı öngördüğü 2029 yılına kadar güzlü yapay zekâ yaratmayacağız. Kurzweil, 2045’e gelindiğinde, insanlığımızın zekâsından bir milyar kat güçlü bir zekâya sahip biyolojik olmayan zekânın üretileceğini ön görüyor.

Tüm bu gelişmeler ve varsayımlar insan zekâsının ne kadar büyük olduğunun açık delilidir. Teknolojik tekillik olur mu? Bu hayâlden öteye geçebilir mi? Zaman bize bunun cevabını verecektir.

Makale: Mehmet Emin Soylu | Lütfen kaynak belirtmeden (Ç)almayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir