Sivil Toplum Kuruluşları ve Eğitim

Demokratik ülkeler sivil toplum kuruluşlarıyla daha sağlıklı bir görünüme kavuşurlar. Bugün çağdaş demokrasilerde sivil toplum kuruluşları, toplumun vazgeçilmez ögeleri arasındadır. Ülkemiz de öteden beri bu ögeleri benimsemiş ve toplum yaşamında denemiştir. Cumhuriyetimizin gelişim çizgisinde sivil toplum örgütleri de yer almıştır. Fakat bunların etkinliği 1970’li yıllardan sonradır.

I. SİVİL TOPLUM KAVRAMI

Sivil toplum, üyeleri öncelikle devlet dışı etkinliklerle ve bu etkinlikler dolayısıyla devlet kurumları üzerinde bir çeşit baskı ve denetim uygulayan, kendi kimliklerini koruyan ve dönüştüren kurumların oluşturduğu bir bütündür. STK’lar denildiğinde, aralarında vakıfların, baroların, sendikaların, derneklerin, kooperatiflerin ve yurttaş girişimlerinin dahil olduğu geniş bir örgütlenme yelpazesinden söz edilebilir. Bu kuruluşlar, kendi amaçları ile ilgili parlamento dışı muhalefeti gerçekleştirirler.

Sivil toplum kavramının özellikleri: Devlet denetimi ya da baskısının ulaşamadığı ya da belirleyici olamadığı durumlarda bireylerin / grupların devletten izin almadan, kovuşturmaya uğrama korkusu taşımadan ve ekonomik ilişkilerin baskısından da büyük ölçüde bağımsız olarak hareket ederek tutum belirleyebildikleri, gönüllü ve rızaya dayalı ilişkilerin, etkinliklerin ve kurulların oluşturabileceği bir toplumdur sivil toplum. Sivil toplum, insanların siyasal otorite olmadan yaşamlarını, ekonomik ilişkilerini, aile ve akrabalık yapılarını, dinî kurumlarını yaşayabilecekleri bir yapıdır. Sivil toplum, siyasal otoriteden bağısız olarak var olamaz ve genel görüşe göre sivil otorite siyasal otorite olmadan uzun süre yaşayamaz. Böylece ikisi arasında net bir sınır kolay kolay çizilemez.

Sivil toplum kuruluşları aşağıdaki alanlarda etkinlikler gösterir: • Kamusal bir gereksinimi karşılayan ve kamu hizmeti yapan kuruluşlar • Özel ilgi ve özel gereksinimleri karşılamaya dönük kuruluşlar • Meslek mensuplarının gereksinimlerini karşılamaya yönelik kuruluşlar • Hayırsever dernekleri gibi bazı özel grupların gereksinimlerini karşılamak için kurulanlar.

Sivil Toplum ve Devlet Sivil toplum her şeyden önce devletin dışındaki bir alanı çağrıştırır. Kendine devlet dışında bir alan bulmasıyla da devletin karşıtı bir konumda yer alır. Sivil toplum için amaç, devletin ekonomik, siyasal ve kültürel düzeyde varlık alanının daraltılmasıdır. Sivil toplum olgusu, ancak demokratik bir ortamda oluşur. Demokratik bir ortam da devletin varlığına gereksinim duyar. Kısacası, devlet ve sivil toplumun birbirini destekleyici bir rolü vardır.

Sivil toplum, kendi ilke ve kurallarına göre işler. Devlet otoritesi dışında kendi kendini düzenleyen özerk alanlar sivil toplumu ifade eder. Sivil toplum derken devletin alabildiğine dar bir alanda yer aldığı çoğulcu ve katılımcı nitelikler söz konusudur.

Sivil toplumun boyutları: • Kurumların, örgütlerin ve düşüncelerin çoğunluğuna dayanan kamusal alan, «Mahremiyet» özerk bireysel ahlaki tercih, • Toplumsal alanın korunması ve geliştirilmesi için gerekli bir dizi hakları içeren yasal sistemin varlığı, • Toplumsal örgütlenme, • Gönüllülük, • Toplumsal düzeyde bir özerkleşme, • Baskı mekanizması oluşturma.

Avrupa’da sivil toplum, şu nedenlerle giderek etkinlik alanını genişletmiştir: • Birey ve birey özgürlüğüne dayanan bugünün toplumlarında dayanışmanın ortadan kalkması, • Temsili demokrasinin bugünkü toplum koşullarına giderek uymaması, • Partilerin belli toplumsal sınıfların temsilcisi olmaktan çıkmaları • Sağ ile sol arasındaki çizginin giderek belirsizleşmesi, • Devletin ideolojik ve ekonomik alanlarda küçülmesi, hizmet alanlarında ise daha etkin olması konusundaki beklentiler.

STK’LARIN EĞİTİM HİZMETLERİ

A. Vakıflar Ve Eğitim Hizmetleri Öteden beri vakıflar çok çeşitli hizmetlerin yanında eğitime de yönelmişlerdir. Vakıfların eğitim hizmetlerine yönelik örnekler: • Yoksulların karınlarının doyurulması, • Okul öğrencileriyle, esnaf, çırak ve kalfalarına bahar aylarında kırlarda ziyafet verilmesi, • Bazı eğitim kurumlarına katkı ve yardım, • Vakıf öğrenci kampları ve yurtları açılması, • Burs verme.

B. Dernekler Ve Eğitim Hizmetleri Eğitim amaçlı birçok dernek ülkemizin çeşitli yörelerinde yer almıştır. Bu dernekler de yoksul ve başarılı çocukların okutulması-na katkıda bulunmuşlardır.

Stk’lar ve Eğitim Sonuç

• Sivil toplum ölçütleri; hoşgörü, çoğulculuk, birey değeri, yurttaş kimliği olarak ortaya çıkmaktadır. • Çağdaş demokrasilerde devletin üzerinden attığı sosyal yardım işlerini sivil toplum kuruluşlarına yüklemek gibi bir eğilim vardır. • Türkiye’de sivil toplum kavramı 1980 sonrasında gündeme gelmiştir. • Toplumun sorunlarını çözme işlevini yüklenen en büyük örgüt olan devletin birçok alanda yetersiz kalması, hatta bir dizi alanda topluma karşı tutum alır duruma gelmesi sonucunda doğan boşluklar, bireylerin kendi örgütlenmeleri ile doldurulur duruma geldi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.