Toplumsal Tabakalaşma ve Eğitim

A. Toplumsal Farklılaşma Kavramı

• Belli bir toplumda, toplumsal rolleri farklı kişilerden dolayı, ortaya çıkan bir farklılaşmayı ifade etmektedir. Her toplum, üyelerine onların sahip oldukları özelliklere göre davranır. • Toplumda her bireyin ayırt edici toplumsal rol ve işlevleri vardır. • Bunlar doğuştan veyahut sonradan kazanılmış olabilir.

B.Toplumsal Tabakalaşma Kavramı

• Toplumsal tabakalaşma, bireylerin ve grupların sahip oldukları özelliklere göre farklı statü, rol ve sınıflara sahip olarak değerlendirilmeleri demektir. Toplum içerisinde birbirinden farklı özellik gösteren her bir kümeye tabaka denmektedir. • Ne zaman bir toplum derecelendirilmiş bir seri sıralama gösterirse o topluma tabakalaşmış toplum deriz (zenginlik, statü, prestij gibi noktalarda farklılaşmalar vardır). • Toplumsal tabaka, aynı ya da benzer konumda olan kişilerin bir yer doldurarak oluşturdukları topluluktur. • Eşitsizlikler hiyerarşisidir.

C.BAZI TABAKALAŞMA KURAMLARI

Bazı tercih ölçütleri bakımından insanların aşağı ya da yüksek olarak nitelendirilerek sıralandıkları özel bir tip toplumsal farklılaşmaya tabi oldukları görülmektedir.

1.Davis ve Moore’a Göre Tabakalaşma 

Adı geçen yazarlarca ileri sürülen işlevsel tabakalaşma kuramını şöyle özetleyebiliriz:  Beşeri toplumlarda eşitsizlik doğuştan gelen bir gerekliliktir. Yüksek sorumluluk taşıyan ya da ender bir yeteneği gerektiren konumlar sadece bu yetenekleri haiz olanlarca doldurulur.  Bu kuram, toplumsal ödüllerin eşit olmayan bir biçimdeki dağılımını doğal görür ve bunun toplumun devamı için fonksiyonel olduğunu savunur. Bunun sonucunda toplumsal tabakalaşma artık kaçınılmazdır.

Kuram pek çok açıdan eleştirilmiştir. Bottomore, eleştirileri şu 3 noktada topluyor. • Kuram, tabakalaşmanın evrensel olduğunu kabul eder. Her toplumda böyle bir kademelenme olmadığı için, bu görüşün doğru olmadığı görülmektedir. • Kuram, en önemli konumlar ve en yetenekli kişilerin bütün toplumlarda menfaat gruplarının etkisinden bağımsız olarak muayyen olduklarını, kesin olarak tayin edilmiş olmalarını kabul eder. • Kuram, tabakalaşma sistemlerinin kurulma ve korunmasında gücün rolünü tamamen ihmal eder ve böylece toplumsal tabakalaşma ve siyasal çatışma arasındaki ilişki hakkında bir şey söyleyemez.

2. Gerhard Lenski’ye Göre Tabakalaşma

Bu kuram neden bazı toplumların daha çok tabaklaştığını, bazılarının ise daha az tabaklaştığını açıklamaya çalışmıştır. Tarımsal toplumların aksine sanayi toplumunda birçok toplumsal eşitsizlik giderek azalacaktır. Bunun nedeni saniyeleşmedir. Çünkü saniyeleşme daha çok iş yaratmakta ve bu işler daha iyi eğitilmiş, beceri gerektiren, hareketli bir iş gücüne gereksinim duymaktaydı. Bunun sonucunda da alt sınıf küçülmeye ortaya sınıf gelişmeye başladı.

3. Vilfredo Pareto’ya Göre Tabakalaşma

Tabakalar arası geçişi ifade eden Pareto ‘’Seçkinler dolaşımı’’ kuramını ileri sürmüştür. Ona göre bireyler, alt tabakadan üst tabakalara ve üst tabakadan alt tabakalara sürekli olarak harekete eder. Pareto, seçkinleri, olağanüstü nitelikleri bulunan ve hangi alanda, hangi faaliyet dalında olursa olsun, büyük yetenekleri olduğunu ortaya koyan insanların tümü olarak tanımlıyor. Pareto, hükümet seçkinleri ile hükümet dışı seçkinlerin ayrımını yapar. Hükümette dolaysız yoldan önemli rol oynayanlar hükümet seçkinleridir.

D. BAŞLICA TOPLUMSAL TABAKALAŞMA TİPLERİ

1. Kölelik

Köle, yasa ve geleneğin bir başkasının mülkü olarak saydığı kimsedir. Bu, köleliğin en uç noktasını oluşturur. Çünkü bireyler tamamen ya da kısmen haklardan yoksundur. Örnek olarak eski Yunan, Roma toplumları ve 18.yydaki Kuzey Amerika’nın güneyindeki devletleri gösterebiliriz. Aynı zamanda Hindistan’da kast sisteminin en altında bulunan ‘’Dalit’’ buna örnektir. Köle efendisine tabiidir. Efendinin köle üzerindeki gücü sınırsızdır. Kölelerin siyasi hakkı yoktur.

Kölelik ve Eğitim Kölelerin eğitimi söz konusu değildir. Eğitimden kendi dinsel kurumlarından ve aile yaşamlarından yoksun bırakılmışlardır. Osmanlılarda köleler diğer ülkelere oranla çok daha iyi durumda idiler. Beslenmeleri iyi bir biçimde yerine getiriliyor ve dinsel inançlarında özgür kalıyorlardı. Osmanlılarda kölelik, kamu yönetimi, askerlik ve ev hizmetleri alanlarında kalmış, tarım ve sanayide kullanılmamıştır. Bizde köleliğin Batıdaki kadar acılı anılar bırakmamasının başlıca nedeni İslam dininde ırk ayrımı gözetilmemesidir.

2. Feodal Zümreler

Ortaçağ Avrupa feodal zümreleri üç önemli özelliğe sahipti.

• Hukuken ifade edilmiş olmaları • Geniş bir iş bölümünü temsil etmekteydi • Siyasal bir grup olmaları

Feodal toplumlarda üç tabaka vardır. Bunlar; elitler, zanaatkârlar ve köylülerdir. Bir feodal sınıf üyesi diğerine geçemezdi. Her feodal sınıf kendi içinde hak ve ayrıcalıklar bakımından ayrı bir kurallar takımı ile hüküm sürüyordu. Aşağı feodal sınıfın, üstün feodal sınıfın yasalarına itaat etmek görevi vardır. Dışarıya açılmamış bir toplum biçimidir. Tarımsaldır ve öküz, saban, insan gücü gibi organik enerji üretime egemendir.

FEODALİZM VE EĞİTİM

Köylü kitlesi ve zanaatkarlar iş yaparken aynı zamanda pratik olarak becerilerini çocuklarına ve çıraklarına öğretirler. Kültür sanat, edebiyat değerlerinin öğretimi yine ihtiyarlarca çocuklara sözlü olarak aktarılır. Yaygın (informal ) eğitim egemendir. Elit grup ise belirli bir örgün eğitimden yararlanmış gruptu. Okullar, dinle çok yakından ilişkiliydi. Örgün öğrenim temel olarak dinsel bilginin aşılanması biçimindeydi. Kilise bütün eğitimi denetimi altında bulunduruyordu. Üst tabaka kitle eğitimini genellikle istemiyordu. Feodal üniversitelerde okutulan tek uygulamalı bilim, tıp idi.

3. Kastlar

Eşitsizlik tamamen kalıtımsaldır. Hindu kastları, bu tabakalaşmanın bir tipik örneğidir. Sistemin başlıca özelliği, belirli tabaklardaki üyeliğin bireylerin kendilerine verilmesi ve aynı geleneksel mesleğe sahip olmalıdır. Doğuştan kazanılır ve değiştirilemez. Yaşamaz boyunca bir kimsenin toplumsal durumunu kimse değiştiremez. Çocuklar babalarının kastından başka bir kasta geçemezlerdi.

Kuramsal olarak dört geleneksel kast vardır. Bunlar:

Brahmans (rahipler, öğretmenler )

Kshatriyas (savaşçı ve asilzadeler )

Vaishyas (tüccar ve zanaatkârlar )

Sudras (köylüler ve el işçileri )

Kast düzeniyle ilgili birkaç özellik;

1- Zorunlu saygı ve aşağı kastın yukarı kasta karşı saygıda kusur etmesi durumunda derhal cezalandırılmaya gidilmesi

2- Aşağı kasta doğuştan bir aşağılık niteliğinin verilmesi; böylece aşağı kast, davranışları nasıl olursa olsun aşağıda kalmaktadır.

3- Yukarı kast erkekleri hem kendi kastlarından hem de aşağı kastlardan kadınlarla evlenebildikleri halde, aşağı kast erkekleri yukarı kast kadınlarıyla evlenemezler.

4- Kast sistemi Hint hükümetince 1949’da biçimsel olarak kaldırıldı. Fakat bu yasal kaldırılış büyük kentlerin dışında çok az etkisini gösterdi.

KAST SİSTEMİ VE EĞİTİM

Brahmanlar, sistemin en üstünde bulunan rahipleri ve öğretmenleri oluşturmaktadırlar. Bunlar, dinsel bilgiyi öğretmekteydiler. Görevleri, ilahi rehberlik altında toplumsal düzeni korumaktı. Hint hükümeti bugün ‘’Dokunulmazlara’’ karşın bütün ekonomik ve eğitsel ayrımı ortadan kaldırmaktadır. Eşit koşullarla olmamakla birlikte, zenginlik ve eğitim, yukarı kastlara olduğu kadar, aşağı kastların üyelerine de açılmıştır. Fakat kast düşüncesini kentsel kesimde bile silip atmak mümkün değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir